22 Ağustos 2014 Cuma

Mekkede Ziyaret Yerleri, Mübarek Mekanlar

Mekke-i Mükerreme’de bulunan mübarek mekanların bir kısmı, doğrudan doğruya hac ve umre ile alakalı olduğu için sitemizde bunlar aşağıdaki resimde yerleri gösterilerek izah edilmiştir.Sonra diğer mekanlar ne anlama geldikleri açıklanıp tanıtılmıştır.

09 Mayıs 2011 Pazartesi 22:59
Mekkede Ziyaret Yerleri, Mübarek Mekanlar
 MEKKE-İ MÜKERREME’DEKİ ZİYARET YERLERİ VE MÜBAREK MEKANLAR 
Mekke-i Mükerreme’de bulunan mübarek mekanların bir kısmı, doğrudan doğruya hac ve umre ile alakalı olduğu için sitemizde bunlar aşağıdaki resimde yerleri gösterilerek izah edilmiştir. Bunlar; Kabe-i Muazzama, Mescid-i Haram, Hatim, Hicr-i İsmail, Hacer-i Esved, Makam-ı İbrahim, Zemzem-i Şerif, Safa, Merve, Arafat, Müzdelife gibi mübarek mahallerdir.

Mekke Beytullah Kabe

Mekke-i Mükerreme: Mekke-i Mükerreme, Müslümanların kıblesi olan Kabe-i Muazzama’nın, yapılan ibadetlere bire yüz bin sevap ihsan edilen Mescid-i Haram’ın bulunduğu, Rasülullah Efendimiz (s.a.v)’in doğduğu, nübüvvet ve risalet verildiği, Kur’an-ı Kerim’in ayetlerinin bir çoğunun nazil olduğu, İslam aleminin merkezi ve islam’ın şartlarından hac vazifesinin ifa edildiği mübarek bir şehirdir.
Mekke’nin Kur’an-ı Kerimde geçen isimleri: 1- Mekke 2- Bekke 3- Ümmül- Kura 4- El Beled 5- El Beledül- Emin 6- El Belde 7- Haramün Emin 8- Vadi Ğayri Zi Zer’in 9- Mead 10- Karye 11- El Mescidül- Haram
Peygamber efendimiz (s.a.v) hicret esnasında Mekke-i Mükerreme’den hicret etmek üzere ayrılırken şöyle buyurmuşlardır: Allah’a yemin ederim ki sen, Allah’ın arzlarının en hayırlısı ve en sevimlisisin. Ben senden çıkarılmış olmasam, senden çıkmazdım.

Kutsal Topraklarda Gezimize Başlamadan Kabeyi Muazzamayı Ayrıntılı tanıdık..
1- PEYGAMBERİMİZ’İN (S.A.V) DOĞDUĞU EV
Alemlere rahmet olarak gönderilen sevgili peygamberimiz, miladi 571 yılı Nisanının 20’sine isabet eden Rabiu-l Evvel ayının 12’nci Pazartesi gecesi tan yeri ağarırken Mekke’de şu an kütüphane olarak kullanılan evde dünya’yı şereflendirdi.
Peygamber efendimiz hicretleri esnasında bu mübarek evi Hazret-i Ali efendimizin kardeşi (Ukayl) e hediye etmiş. Ukayl’in evlatları da Haccac’ın kardeşine satmışlardır. Bilahere Harun Reşit’ in Annesi satın alarak burayı yenileyip mescid haline getirmiştir. Kanuni Sultan Süleyman zamanında yeniden yıkılıp yapılmıştır. Şu anda evkaf kütüphanesi olarak kullanılmaktadır.
Diğer mübarek haneler mescid-i haramın genişlemesiyle yıkılıp mescid-i harama dahil edilmiş, bir kısmı çarşı ve yollara katılmıştır. (Mufassal İslam ilmihali 125)
Rasülüllah’ın doğduğu, bir çok harikulade hadisenin cereyan ettiği o mübarek mekanı ziyaret etmek ve O’na salat-ü selam okumak elbette rahmet ve şefaate vesile olacaktır.
2- HIRA DAĞI – NUR DAĞI VE MAĞARASI
Gar-ı Hıra: Mescid-i Haram’a 5 km mesafede Mescid-i Haram’ın kuzey doğusunda Cebel-i Nur’un zirvesindedir. Mağaranın uzunluğu 3m, genişliği 1,30m, yüksekliği 2m dir.
Peygamberimiz 39 yaşında sadık rüyalar görmeye başlıyor. Son 6 ayda tamamen şehirden, evlerden ve insanlardan uzak bu mağarada tefekkür ile meşgul oluyordu. Miladi 610 yılının 17. Ramazanında Hıra mağarasında iken Cibril-i Emin ilk vahyi getirmişti. Cebrail (a.s) Ya Muhammed! Ben Cebrail’im, sen de Allah’ü tealanın peygamberisin. Dedikten sonra. “ oku!” dedi. Peygamber efendimiz (s.a.v) “ماَ أناَ بِقاَرِئٍ” (Ben okuma bilmem) dedi. Cebrail (a.s) onu kucaklayıp sıktı ve tekrar “oku” dedi. Peygamber efendimiz (s.a.v) “ne okuyayım” dedi. Cebrail (a.s) “Oku, rabbinin ismi ile, o rabbin ki yarattı, o insanı bir alaktan yarattı. Oku, o keremine nihayet olmayan rabbindir, kalem ile öğreten de, o insana bilmediği şeyleri öğretti.” mealindeki Kur’an-ı Kerimin ilk ayetlerini okudu. Bu suretle

Resulullah efendimiz (s.a.v) peygamberlikle vazifelendirilmiş oldu. Bu vahiy de Gar-ı Hıra’da gelmiş oldu.

3- SEVR DAĞI VE MAĞARASI
Mescid-i Haramın güney cephesinde, takriben 4 km uzaklıkta, Arafat yolu üzerindedir. Dağın eteği ile zirvesi 458m, takriben 1,5 saatte yaya çıkılabilen bir mesafedir.
Peygamberimiz (s.a.v), Hz.Ebu Bekir ile hicrette bu mağaraya girerek 3 gece kaldılar. Mağaraya önce Hz.Ebu Bekir girerek zararlı bir şey olup olmadığına bakmış, sonra da resulullah (s.a.v) efendimiz girmiştir. Hz.Ebu Bekrin oğlu Abdullah, gündüzleri müşriklerin arasında dolaşıyor, geceleri malumat getiriyordu. Kölesi Amr İbn-i Füheyre ise o civara koyunları sürüyor. Hem Abdullah’ın izlerini kaybediyor ve hem de süt ikram ediyordu.
Hz. Ebu Bekir müşrikler mağaraya yaklaştıkları zaman, ayakları görülüyordu. Dedim ki. “Ya resulallah başlarını eğseler bizi görürler.” Peygamberimiz (s.a.v), “sus ya Eba Bekr, bu ikinin üçüncüsü Allah tır.”
Bu mağarada üç mucize sudur etmiştir. Hz.Ebu Bekir’in ayağını yılan sokmuş, Resulullah efendimiz (s.a.v) mübarek tükürüklerini sürmüş, o anda acısı geçip, şifa bulmuştu. Onlar içeri girdikten sonra Allah’ın emriyle mağaranın ağzına örümcekler ağ germiş ve güvercinler yuva yapmışlardı. Müşrikler mağaranın önüne kadar gelmişler, içlerinden biri aramak istemiş, Umeyye Bin Halef ona “orada ne işin var, aklını mı yitirdin? Orada Muhammed doğmadan örümcekler ağını germiş, kuşlar yuva yapmış” deyince mağaraya girmekten vaz geçtiler.
Serv Mağarası girişi

4- CEBEL-İ EBİ KUBEYS
Safa tepesinin üzerinde 120m yükseklikte şerefli bir dağdır. Tarihte bir çok hadiseler cereyan etmiştir. Hacer-i Es’ad bu dağın zirvesinde muhafaza edilmiş. Şakkul Kamer (ayın ikiye ayrılma) mucizesi burada tahakkuk etmiş. Hazreti İbrahim, en meşhur kavle göre, halkı bu dağın zirvesinden insanları hacca davet etmiştir.
Adem aleyhisselam vefat edince buraya defnedilmiş. Peygamber efendimiz (s.a.v) burada namaz kılmış. Namaz kıldığı arsaya mescid bina edilmişti. Hz.Bilal Mekke’nin fethinde burada ezan okumuştur.
5- DAR-UL ERKAM
Sahabe-i Kiramdan İbn-i Erkam (r.a) hazretlerinin evidir. Peygamberimiz (s.a.v) Müslümanların adedi 40 oluncaya kadar, yani Ömer İbn-i Hattab hazretleri müslüman oluncaya kadar, Dar-ul Erkam gizli olarak islama davet merkezi olarak kullanılmıştır.
Dar-ul Erkam Safa’ya yakın bir yerdedir. Safa’ya yakın kapılardan birinin adı da Erkamdır.
Safa’nın şark tarafından 36m şu an elektrikli merdivenin başladığı yeri takip eden mekandır. Bu mekan hicri 171 senesinde mescid olarak yapılmış, hicri 1375 senesine kadar bütün müslümanlar hürmet göstermişler.

Bu tarihte Mescid-i Haram’ı genişletmek maksadı ile yıkılmıştır.
6- MESCİD-İ ŞECERE
Mescid-i Cinin hizasında bir mesciddir. Peygamber Efendimiz mescid-i cinin bulunduğu yerde cinnilerden gelen bir heyetle görüşmüştür. Bu hususu İbn-i Mesud Hz. söyle anlatıyor;
Cinler peygamber efendimize, “senin Allah’ın resulü olduğuna kim şahitlik eder?” diye sordular.

Yakınlarında bir sakız ağacı vardı. Peygamber efendimiz o ağaca işaret ederek cinlere dedi ki; “Şu ağacı gördünüz mü? O şahitlik ederse iman eder misiniz? Cinler “ evet iman ederiz” dediler. Bunun üzerine Peygamberimiz ağacı çağırdı, ağaç dallarını budaklarını sürükleyerek geldi; “benim Allah’ın resulü olduğuma şahadet eder misin? Diye sordu. Ağaç; “Şahadet ederim ki sen Allah’ın resulüsün” dedi. O ağacın bulunduğu ve bu mucizenin tahakkuk ettiği yere mescid yapıldı.
7- MESCİD-İ CİN
Mekke-i Mükerreme’de, cennet-ül mualla kabristanlığına yakın bir mescid-i şeriftir. Peygamber efendimiz hicretten üç yıl evvel Taif’ten dönerken bu mescidin arsasında sabah namazı kıldı. Namazda okuduğu Kur’an-ı Kerimi cinlerden yedi kişi dinlemiş ve iman etmişlerdi.
8- CENNET’ÜL MUALLA
Harem-i Şerifin yaklaşık iki kilometre kuzeyinde olan bir kabristanlıktır. Burada mü’minlerin annesi Hazreti Haticetü’l Kübra (r.anha)’nın mübarek kabirleri, sahabe-i kiram, tabiin ve salihinden bir çok kimselerin kabirleri vardır. Abdullah İbn-i Zübeyir (r.anhüma), Hz.Ebu Bekrin büyük kızları Esma (r.anha), yine Hz.Ebu Bekrin oğlu Abdurrahman (r.a), Abdullah İbn-i Ömer (r.a), Osman Bin Talha (r.a) hazretleri gibi sahabe-i kiramın büyüklerinden bir çok zatların kabirleri de buradadır.
Hazreti Hatice (r.anha), hicretten üç yıl kadar önce vefat etmiş. Kabrine bizzat Peygamberimiz indirmiş ve vefatına çok üzülmüştür. Zira Hz.Hatice validemiz, peygamberimize ilk iman etmiş, en büyük maddi ve manevi destekçisi olmuş, peygamberimizin yedi çocuğunun altısı Hz.Hatice’den doğmuştur.
Hz.Hatice validemizin açık kerameti olarak rivayet edilir ki; her hangi bir kadın, bir şeyde aciz kalıpta onun türbesine gidip, O’nu vesile kılarak Allah’tan yardım talep etse her halde maksadına ulaşarak döner.

9- MESCİD-İ AİŞE
Harem-i Şerife 6km mesafede, Medine tarafından harem hududu olan Tenim’dedir. Hz.Aişe veda haccında peygamberimizle beraber haccetti. Özrü sebebiyle umre yapamamıştı. Peygamber efendimiz’e Medine’ye dönecekleri zaman dedi ki; “ ya resulallah insanlar hac ve umre ile dönüyor, ben ise umreden mahrum oldum” peygamber efendimiz (s.a.v) kardeşi Abdurrahman (r.a) hazretleri ile beraber umre yapmak için Ten’ime gönderdiler. Ve orada ihramlanıp, iki rekat ihram namazı kıldılar. Bunun için orada yapılan mescide, Mescid-i Aişe ismi verilmiştir.
10- MESCİD-İ CİRANE
Bu mescid-i şerif Mekke-i Mükerreme ile Taif arasındadır. Peygamberimiz (s.a.v) Hazretleri, hicretin sekizinci yılında vuku bulan Huneyn harbinin ganimetlerini burada taksim buyurmuşlardı. Aynı senenin Zilkade ayının on ikinci Çarşamba günü burada ihrama girerek umre vazifesini icra etmiştir. Bu mübarek yerden yetmiş peygamberin ihram giyip umre yaptıkları peygamberimiz (s.a.v) efendimizden nakil olunmuştur.
11- HUDEYBİYE
Haram hudutları haricinde, mescid-i harama 22 km, şu an Şümeys diye isimlendirilen yerdir. Biat-ül Rıdvan, Hudeybiye musalahası burada yapılmıştır. Peygamberimiz (s.a.v) Hicretin 6. yılında 1400 kadar ashabı ile umre yapmak üzere buraya kadar geldiler. Kureyşliler oradan ileri gitmelerine mani oldu. Peygamberimiz (s.a.v), Kureyşlilerle görüşmek üzere Hz. Osman’ı gönderdi. Hz. Osman ‘ın şehit edildiği haberi geldi. Müslümanlar şecere-i Rıdvan altında müşriklerle son demlerine kadar harb etmeye biat ettiler. Bu biata “Biat-ı Rıdvan” diye isim verildi. Hz. Osman salimen döndü. Kureyşliler sulh isteğini arz etti ve sulh yapıldı. Kurbanlar kesilerek umre yapılmadan dönüldü.
Hudeybiye’de Rasülullah (s.a.v.) susuz bir kuyunun başına vararak dua buyurmuşlar o kuyudan bir mucize olarak su çıkmıştır. Ashab-ı Kiram hem kendi ihtiyaçlarını ve hem de bineklerinin ihtiyaçlarını gidermişler. Yine hiç su kalmadığı bir zaman peygamber efendimiz mübarek elini bir kap içindeki suya soktu, iki parmak arasından bir pınar çıktı, 1400 kişi ihtiyacını görmüştür.
12- CEBEL-İ RAHME VE MESCİD-İ SAHRAT
Cebel-i Rahme:Adem aleyhisselamın, yer yüzüne inişinin yüzüncü senesi, Kabe’nin inşasını tamamladıktan sonra Havva Validemizle buluştukları mübarek mevkidir.

Peygamber efendimiz (s.a.v) arefe günü öğle ile ikindiyi Mescid-i Nemre’de kılmış, Cebel-i Rahme’nin eteğinde Mescid-i Sahrat’ın bulunduğu arsaya gelmiş, arafat vakfesini orada yapmıştır.

Mescid-i Sahrat; Cebel-i Rahme’ye çıkarken sağ tarafa düşen, yarım metre civarında bir duvar ile çevrili kıble tarafına uzunluğu 13m, genişliği 8m civarında olan yerdir.
Peygamberimiz (s.a.v) veda hutbesini burada irad buyurmuşlardır.
13- MÜZDELİFE
Müzdelife: Arafat ile Mina arasında, Harem sınırları içersinde, müzdelife vakfesinin yapıldığı mukaddes yerdir..
Müzdelife: İzdilaftan yakınlık ve toplanmak manasına gelir.
Müzdelife, Hz.Adem ile Havva Validemizin Arafat’tan sonra zifaf oldukları (buluştukları) yerdir. “Meşari Haram” da denir.
Müzdelife’de Güzah dağının yanında Mescid-i Meşar-i Haram (Mescid-i Adem) isminde bir mübarek Mescid vardır.
Ayrıca Müzdelife, Peygamber Efendimiz’e üzerinde kul hakkı olanların da bağışlanacağına dair müjdenin verildiği, şeytanların ise perişan olduğu yerdir.
14- MİNA
Mina: Men ve İhsan manasına Cenab-ı Hakkın rahmet ve bereketinin bol olduğu yerdir.
Mina, Mekke-i Mükerreme’ nin doğusunda, Sabır dağı ile Mürselat dağı arasındadır. Beytullah’a 6 km uzaklıktadır.
Mina, Harem hudutları içerisinde olup, Hazreti İbrahim’in şeytanı taşladığı, oğlu İsmail (a.s)’a bedel olarak koç kestiği, Mescid-i Hayf’ın bulunduğu, Ensar ile birinci ve ikinci Akabe biatlarının yapıldığı, veda haccı esnasında Nasr suresinin nazil olduğu, teşrik günlerinde rasülullah efendimizin gecelediği ve Mürselat suresinin nazil olduğu mübarek bir mekandır.

Arafata giderken yevmi terviyede bir gün, şeytan taşlama günlerinde üç gece Mina’da kalmak sünnettir. Ayrıca buraya ne zaman gelinirse gelinsin dua ve niyazda bulunulmalıdır.
15- MESCİD-İ HAYF
Mina dağının güneyinde, küçük şeytana yakın, Peygamber Efendimizin ve bir çok peygamberin namaz kıldıkları yerdir.
Mescid-i Hayf isminin verilmesi; Hz.İbrahim oğlu İsmail(a.s)’ı kurban etmeye götürürken burada vazifesini yapıp, yapamayacağı korkusu içerisinde olduğu içindir.
Mescid-i Hayf da Çadır şeklindeki kubbenin altında Peygamber Efendimizin çadırı mevcut idi.
Behcetüt takva’da, bu kubbenin altında 400 Peygamberin metfun bulunduğu yazılıdır. Bunun için bu kubbeye (“Kubbetü’l Enbiya’’) denir.
Mir’atü’l Harameyn de bildirildiğine göre: Hz. Adem Mescidin girişinde sol taraftaki minarenin altında metfundur. Hz. Adem’ in cenaze namazını oğlu Şit (a.s.) kıldırdı ve Ebu kubeys Dağına defnetti. Nuh (a.s) da Hz. Adem’in kabrini gemiye alıp tufandan sonra Mescid-i hayf’deki bu minarenin altına defnetti.
Mescid-i hayf gayet mübarek ve mukaddes bir mekan olduğu için burada çokça ibadet yapmak lazımdır.

Peygamber Efendimiz (s.a.v.) buyuruyorlar ki:
Yetmiş Peygamber hac etti, hepsi Kabe’yi tavaf ettikten sonra Mescid-i hayf’ da namaz kıldı. Eğer kadir olursanız orada namaz kılmayı bırakmayın. (Mir’atül-haremeyn c.1 s.1130)
Mescid-i Hayfta yetmiş peygamber namaz kıldı. Musa (a.s)’da onlardandır. Ben onu görür gibi oluyorum.
Zeyd İbn-i Esved (r.a.) buyurmuşlardır ki; Rasülullah’ın veda haccında ben de beraberdim. Rasülullah ile beraber sabah namazını Mescid-i Hayfta kıldım.

Ebu Hureyre (r.a) hazretleri; “Ben Mekke ehlinden olsa idim her cumartesi günü Mescid-i Hayfta namaz kılmak üzere Mina’ya giderdim” buyurmuşlardır.

16- MESCİD-İ BİA
Birinci ve ikinci Akabe biatının yapıldığı mübarek mescittir. Mina’ dan Mekke-i Mükerreme’ye gelirken sağ tarafta büyük şeytan’a takriben 300 m mesafede osmanlı yapısı küçük bir mesciddir.

Birinci Akabe biatı Peygamberimizin nübüvvetinin 12’nci senesinde hac niyyetiyle Medine’den gelen Evs ve Hazrec kabilelerinden 12 kişi ile yapıldı. Bir sene sonra yine hac mevsiminde 73 erkek 2 kadın olmak üzere 75 kişi ile biat yapılmış, bu biata: Bia’tül Akabe’tül Kübra denmiştir. 

YORUM YAZ

  • Ad Soyad:

  • Yorum:

  •  

    @name x

  • UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış, Türkçe karakter kullanılmayan ve tamamı büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır. Ayrıca suç teşkil edecek hakaret içerikli yorumlar hakkında muhatapları tarafından dava açılabilmektedir.

      Yorumlar
      Toplam 1 yorum mevcut

    • SADIKA 3 yıl önce yorumlandı

      TAM ZAMANINDA (İNŞ) TEVAFUK OLDU.FAYDALANACAĞIM BİLGİLERLE KARŞILAŞTIM ŞÜKÜR.
      ELLERİNİZE SAĞLIK.

    GAZETE MANŞETLERİ



    HZ.MUHAMMED(S.A.V) ANNESİNİN HAYATI


    NURLU OĞUL ve Hz.HACER


    PEYGAMBERİMİZİN(S.A.V) SON İKİ GÜNÜ


    HAVA DURUMU

    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

    NAMAZ VAKİTLERİ

    Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

    EN ÇOK OKUNANLAR

    BUGÜN

    BU HAFTA

    BU AY

    EN ÇOK YORUMLANANLAR

    BUGÜN

    BU HAFTA

    BU AY

    SENDE YAZ

    Ziyaretçi Defteri

    Siz de yazmak istemez misiniz?

    ARŞİV